Blogger tarafından desteklenmektedir.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Jimmy Butler Yolu

| | 0 yorum

Hayatinizda hic ailenize kizdiginiz oldu mu? Istediginiz bir seyi almadiklari icin, veya kucucuk herhangi bir sebepten dolayi? Peki ailenize hic sizi 13 yasinda yapa yalniz sokakta biraktigi icin kizdiginiz oldu mu?

Peki lise yillarinizda arkadaslariniz eglenirken sizin basinizi koyabileceginiz bir ev aradiginiz oldu mu? Maalesef hayat her zaman herkese karsi adil davranmiyor, ve hayatin adil davranmadigi kisilerden biri de Jimmy Butler'di.

Bu sezon yaptigi patlamayla NBA'in yeni superstarlari arasina giren ve Yilin En Cok Gelisme Kaydeden oyuncusu olan Jimmy Butler'in basarisiz olmak icin bahanesi coktu ancak o bu yolu secmedi. 13 yasinda evden atildi, okul yillari boyunca ev ev gezdi ve belki de en onemlisi kimse yeteneklerine inanmadi. Babasi ise kendisini coktan terk etmisti. Kelimenin tam anlamiyla bes parasizdi ve ne yapacagini bilmiyordu.

Butler o gunden itibaren arkadaslarinin evlerinde kalmaya basladi ancak arkadaslarinda en fazla bir veya iki hafta kalabiliyordu, bir haftanin bitmesi demek Butler icin yeni bir ev aramak demekti. Bu uzun sure boyle surdu.

Blind Side isimli filmi izleyeniniz olmustur. Film bir NFL oyuncusu olan Michael Oher'in hayatini anlatiyor. Ayni Butler gibi kalacak bir yeri olmayan Oher, Tuohy ailesinin evinde kalmaya basliyor ve hayati degisiyor diyerek ozeti ozetleyeyim. Oher, ozellikle Leigh Anne Tuohy'nin cabalariyla her konuda inanilmaz bir asama kaydediyor ve sonrasinda NFL oyunculuguna kadar uzanan bir hayata sahip oluyor.

Butler ve Lambert yan yana
Bir nevi ayni hikaye ancak farkli aktorler. Butler'in hayatinda ise bu buyuk rolu oynayan kisi Michelle Lambert oluyor. Evden atildigindan beri kendisini gercek anlamda tek hayatta tutan sey basketbol olan Butler, lisedeki son senesinden onceki yaz, okulun basketbol ve futbol takiminda olan Jordan Leslie tarafindan fark ediliyor. Henuz lisede bir Freshman olan Leslie, Butler'i ucluk yarismasina davet ediyor ve ikilinin dostluklari o gun basliyor.

Leslie o gunden sonra Butler'i evine davet etmiye basliyordu ve ikilinin dostluklari her gecen gun daha da gucleniyordu. Leslie'lerde video oyunlari oynayan Butler geceleri de onlarda kalmaya basliyordu.

Leslie'nin uvey annesi olan Michelle Lambert, bu durum karsisinda ilk basta pek emin olamamisti. Cunku kendisinin onceki esinden 4 cocugu vardi ve yeni esinin de Jordan dahil 3 cocugu vardi ve sonucta Butler hic tanimadigi bir cocuktu. Leslie ailesi, filmdeki Tuohy ailesi kadar iyi durumda olan bir aile degildi ve Butler'in aileye katilmasi bir bogaz daha demekti. Bir sure sonra Jordan'in babasi cocuklara Butler'in kalabilecegini soyledi, ancak sadece bir kac gun ust uste. Buna ragmen evdeki diger cocuklarla da cok iyi anlasmaya baslayan Jimmy'nin kalmasini herkes istiyordu ve Lambert o gun pes etti. Butler o gunden sonra Leslie ailesinin bir parcasi oldu ve Lambert, Butler'in "anne" dedigi kisi oldu.

Buna ragmen Leslie'nin Butler evde kalacaksa yeni kurallar koymasi gerekiyordu. Butler hayatinda ilk defa disari cikma yasagi aldi. Akademik performansinin yukselmesi icin derslerine gitmesi ve ev islerini yapmasi gerekti. Ancak en onemlisi, Lambert Butler'in bir "rol modeli" olmasini istedi.

Bu Butler'i basketbol acisindan da etkilemisti ve Butler son sezonunda Tomball Lisesi'nin yildizi oldu. Butler o sezonu 19.9 sayi ve 8.7 ribaund ortalamasiyla bitirdi.

Butler'in lisedeki kocu Brad Ball onun hakkinda soyle konusuyor: "Jimmy 8. siniftayken onun ve iki arkadasinin gercekten iyi oyuncular olacagini biliyorduk. Bu ucluden ikisini de Freshman sezonunda Varsity takimina yukselttim ancak Jimmy'i Freshman takiminda biraktim. Cunku onun sahada olmasi gerektigini ve topun elinde olmasi gerektigini biliyorduk. Kelimenin tam anlamiyla oyunun her saniyesinde sahadaydi." 

"Sinifina gore cok gencti ve daha da buyeyecegini goruyordunuz ancak biz onun sadece oynamasini istedik. Sophomore senesinde Rajon Rondo tarzinda bir oyuncuydu ve topla her seyi yapabiliyordu."

Ve Butler o sezondan sonra buyumeye devam etti.

"Junior sezonunda boyu 6'5'a (198) ulasmisti ve iyi bir sezon gecirmisti. Ancak o oyunu uzerinde calismaya devam etti. Calisti, calisti, calisti. O sadece basketbolu seviyordu. Spor salonundan ve film odasindan ayrilan son kisiydi. Mac kasetlerini izlemeyi seviyordu. Beraber takiliyorduk ve ondan mac kasetlerine not vermesini istiyordum cunku bunda cok iyiydi."

"Okuldaki son senesinde ise District'teki en iyi oyuncuydu, ancak Play-Off'lara kalamadik. Bu yuzden MVP odulunu kazanamadi. Ancak bu sadece Jimmy Butler yolu."

Lisedeki basarili gecen 4 yila ragmen Butler AAU basketbolu oynamadi ve bu da onun buyuk okullar tarafindan kesfedilme firsatina buyuk bir zarar verdi. Bunun uzerine kocu Ball yuksek ve orta seviyede ki D1 okullariyla iletisim kurmaya basladi. Kendisiyle ilgilenen bir kac takim cikti ancak hic biri kendisine burs teklif etmedi. O da Jimmy Butler yolunu secerek kendisine en yakin opsiyon olan Tyler Junior College'i tercih etti.

Butler ilk konferans macinda 34 sayi atti ve bu performansini sonraki bir kac macta da surdurmeye devam etti. Butler o gunler hakkinda soyle konusuyor: "Ust uste 30-40 sayi attigim bir kac mac beni, yuksek seviyelerde oynayabilecegim konusunda cesaretlendirdi."

Kolejler artik Tyler'da takimin en skoreri olan ve All-American olan Butler'i fark etmeye baslamisti. O sezon sonrasi Butler'a Marquette, Kentucky, Clemson, Mississippi State ve Iowa State Universitelerinden teklif geldi. Bu kolejlerin hepsi de cok onemli takimlardi ve Butler'in onunde zor bir secim vardi.

Butler bu kolejler arasindan Lambert'in da istegi uzerine Marquette'yi secti. Lambert, Butler'in seciminde oynadigi rolu soyle anlatiyor: "Bir cok okuldan teklif aldi ancak Marquette'den akedemik nedenlerden dolayi etkilenmistim. Akademik acidan cok iyi bir okuldu. Ona oraya gitmesini, basketbolda her seyin istedigi gibi gitmeyebilecegini soyledim. Iyi bir egitime ihtiyaci vardi."

Butler ve Buzz Williams
Butler bundan sonra Koc Buzz Williams'in bir oyuncusu olacakti. Buyuk hedefleri vardi ancak isler ilk basta istedigi gibi gitmedi. Takiminin ilk opsiyonu olmaya alisan Butler, Marquette'deki ilk yilini bench'te oturarak gecirdi. Butler'in kafasi karismisti. Lambert'i ariyordu ve eve donmek istedigini soyluyordu.

Buzz o gunler hakkinda soyle konusuyor: "Butler'a her hangi bir oyuncuma davrandigimdan cok daha sert davrandim. Ona boyle davraniyordum cunku ne kadar iyi olabilecegini bilmiyordu. Tum hayati boyunca yeterince iyi olmadigini soylediler. Benim gordugum ise takimi bir cok yonde etkileyebilecek bir oyuncuydu."

O sezon gelecekte NBA oyunculari olacak olan Wesley Matthews ve Gordon Hayward'in arkasinda kalan Butler sezonu 5.6 sayi ortalamasiyla bitirdi. Icinde bulundugu bu kotu durum, Butler'i daha sonradan pozitif yonde etkiledi.

"En iyi oyuncular tarafindan rehberlik edilmistim. Bana oyun konusunda bir cok sey ogrettiler. Basarili olmak icin, bir skorerden daha fazlasi olmam gerektigini biliyordum. Bir lider olmam gerekiyordu. bu sayi atmakla alakali degil. Bu takimimin yapmama ihtiyac duydugu seyi yapmamla alakali. O yapistirici adam olmak istiyorum, takimimim ve kocumun guvenebilecegi bir oyuncu olmak istiyorum. Tum istedigim bu."

Kolejdeki 3. senesinde ilk bese yerlesen Butler, yavas yavas neler yapabilecegini gosteriyordu. All-Big East takimina secilen Butler 14.7 sayi ve 6.4 ribaund ortalamalariyla bitirdi. Bunun yaninda UConn ve St. John's'a karsi mac kazandiran basketleri atmisti. Butler kolejdeki son senesinde ise yukselisine devam etti. Ust uste ikinci kez All-Big East takimina secilen Butler sezonu 15.7 sayi ortalamasiyla bitirdi.

Kendisini izleyen NBA Scout'larindan biri Butler hakkinda soyle konusuyor: "Onu Providence'a karsi oynadiklari bir macta gordum. Sahada her seyi yapti. O mac Marshon Brooks'u savunmustu. O ozeldi. NBA'e gelen bir cok oyuncu rol oyuncusu yeteneginde olmasina ragmen, bir super star olduklarini dusunuyor. Bu cocugun iyi bir takima geldigi anda takima ayak uyduracagini biliyordum."

Butler kolejdeki son senesi sonrasi NBA Draft'larina katilmaya karar verdi. Lambert'i coktan gururlandirmisti ve yetenegini kucuklugunden beri kucumseyenleri de yaniltmisti ancak onun icin her sey yeni basliyordu. Daha once bunlarin hepsinin kendisi icin hayal oldugunu soyleyen Butler, hayallerine bir adim daha yakindi. Belki bir numarali potansiyel olarak gorunmuyordu ancak kucuklugunden beri herkesi yaniltan Butler, bir kez daha yaniltmaya hazirlaniyordu.

Bu noktada tekrar Michelle Lambert'a donuyoruz: "Umarim biri ona sans verir. Daha once kimse ona bir sans vermedi. Sanirim biz ona bu sansi verdik ve neler olduguna bakin. Sonunda kendisiyle gurur duyabilecek birini buldu. Eger bir NBA takimi ona sans verirse, o da onlara dunyalari verecektir. Bu bana yaptigi seydi."


Butler 23 Haziran 2011 gunu, tam 29 kisinin kendisinden once secilmesini izledi ve 30. siradan Chicago Bulls tarafindan secildi. Butler her seye ragmen hayallerini gerceklestirmisti. 0'dan basladigi bu hayati, kaderini degistirmisti. Kendisi artik bir NBA oyuncusuydu, ve bir milyonerdi. Ancak bu her seyin bittigi anlamina gelmiyordu, onunde uzun bir yol vardi.

Butler, ucakla Chicago'ya vardiginda 2011'de MVP olan Derrick Rose'tan bir mesaj aldi. Mesajda Rose, Butler'i tebrik ediyordu ve bir gun birbirlerini daha iyi tanimak icin takilmak istedigini soyluyordu. Ve daha sonradan ortaya cikiyordu ki; Rose'un Simeon Lisesi'nden arkadasi olan Randall Hampton, Butler ile ayni okula, Tyler Junior College'a gitmisti. Uclu bir pazar gunu yeniden bir araya gelme firsati buldu.

Jimmy Butler, Rose'dan su sozlerle bahsediyor: "Onu daha once televizyonda izledigimi bilmek cilginca bir sey." ve ekliyor: "Simdi ise takim arkadasiyiz, dogrusunu isterseniz bunu ona cok belli etmemeye calisiyorum. Iyi biri. Bir cok yonden bana benziyor. Sadece kazanmak istiyor."

Buna ragmen Butler'in ilk sezonu kendisi acisindan pek iyi baslamamisti. Lock-Out nedeniyle sadece 66 macin oynandigi sezonda 42 maca cikan Butler, ortalama sadece 8.5 dakika oyunda kalabildi ve 2.6 sayi, 1.3 ribaund ortalamalariyla bitirdi. Temmuz 2012 geldiginde ise ilk sezonki goruntusunden bambaska bir Butler vardi. Butler 2012 Yaz Ligi'nde 20.8 sayi, 6.5 ribaund ve 2 asist ortalamalariyla oynadi.

Butler bu performansiyla dikkatleri cekse de sezonun ilk yarisinda oynama firsati bulamadi. Ancak, NBA'in en cok sure alan oyuncusu olan Luol Deng sakatlaninca Butler'in dakikalarinda da da artis goruldu. Hem de buyuk bir sekilde. Butler ilk bes basladigi ilk NBA macinda sadece 17 saniye kenarda kaldi yani macin tamaminda sahadaydi. Butler o maci 18 sayi, 8 ribaund 3 asist ve 3 top calma ile tamamladi. Bu sonraki maclarda da devam etti; 43, 46, 44 ve 45... Butler'in sans yuzune bir kez daha gulmeye basliyordu. Lambert'in da dedigi gibi Butler her seyini ortaya koyuyordu.

Butler lige geldiginde ani bir etki yapmasini kimse beklemiyordu, oyle de olmadi. Ancak Butler yavas yavas cikabilecegi seviyenin sinyallerini veriyordu.

Ucuncu sezonunda ise En Iyi Ikinci Savunma takimina secilen Butler, savunmada ismini coktan ligin onemli isimleri arasina yazdirmisti. Hucumda ise yum istatistiklerinde artis gorulmustu. Yani Butler artik, bogucu savunma yapabilen bench oyuncusundan ilk bes oyuncusuna evrilmeye basliyordu. Ancak bu Butler icin yeterli degildi, her zaman daha da ileriye gitmek istiyordu.

Bunun icin Butler'in onunde uzun bir Off-season vardi, Butler gectigimiz Off-season hakkinda soyle konusuyor;

"Evimizde izleyecegimiz televizyon kanallarinin ve internetin olmadigi zamanlarda oldugu gibi iyi olmayi istedim. Ne zaman canimiz sikilsa, yaptigimiz tek sey spor salonuna gitmekti. Uyuyorduk, yemek yiyorduk ve spor salonuna gidiyorduk. Gunde uc kere basketbol oynamaya gidiyorduk cunku yapacak baska bir seyimiz yoktu. Koltukta oylece oturup, biribirimize 'Tum gun boyunca ne halt yapacagiz?' diyorduk."


Evet, bu sozler bana kalirsa Butler'in bu sezonki oyununu ozetleyen laflar. O kadar iyi olmak istiyordu ki, televizyon izlemeyi ve internette gezinmeyi kesti. O kadar iyi olmak istiyordu ki, sadece calisti. Tum hayati boyunca yaptigi gibi, pes etmedi...

Butler gectigimiz gunlerde beklenildigi gibi En Cok Gelisme Kaydeden oyuncu odulunu kazandi, ilk defa All-Star olma onuruna eristi ve takimiyla Konferans Yari Finallerine kalmayi basardilar. Ne yazik ki Cleveland'a karsi son noktayi koyamadilar.

Kocu Tom Thibodeau, Butler ve gelisimi hakkinda sorulari cevaplarken sunlari soyluyor: "Iyi bir rotasyon oyuncusu olabilecegini dusundum tabii ki de. Doc Rivers, Jimmy hakkinda cok konuyordu (Thibodeau o zamanlar Boston Celtics asistan kocuydu). Marquette'yi Doc'in orada oynamis olmasi nedeniyle cok fazla takip ediyorduk. Doc'in onu ne kadar sevdigini biliyordum ve iyi bir profesyonel olabilecegini biliyordum. Ilk bese yerlesene kadar calisti; savunmasi her zaman cok iyiydi. Hucumu ise her gecen gun daha iyiye gidiyordu. Simdi bakiyoruz ve diyoruz ki 'Bu gercekten inanilmaz'..."

Sanirim hepimizin bildigi bir sey var ki, o da Butler herkese bahanelerin bir neden olmadigini gosterdi. Hirsin, azmin ve oyuna olan askin hic bir seyin uzerinde olmadigini gosterdi.

"Iste bu, Jimmy Butler yolu..."

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Twitter Facebook Dribbble Tumblr Last FM Flickr Behance